Kavis

bir orağı bile tutamamışken sen
konya ovasının ortasında
üç kavisti birlikte dans eden
dedem büyük emmim bir de ninem
şimdi beni kavgaya çağırıyorsun
at izi it izine karışmışken
kaçtığım yok evvelallah amma
bilelim değil mi bu neyin nesi
neyin kavgasıdır ekmeğin mi aşın mı
silahın mı sopanın mı taşın mı
sebebi nedir beline davranmanın
gözümün üstündeki hilal kaşın mı
sen söyledin bana sen anlattın
geçenlerde bir köy kahvesinde
hikayesini kurt ile bir ayının
dikkatini çektin kahvenin alayının
gözlerini dikmekte birbirine
donmayıp yaşamak için stepte
yıllar süren kavgalardan sonra
iki sürüyü de talan etmişken ayaz
tak edip canına bu bembeyaz
alabildiğine soğuk, mezara dönen yurt
bırakmış kavgayı da kısır çekişmeyi de
koyun koyuna yatmış ayıyla kurt
şimdi ilk kötü hasatta pes edersen
dedemle ninemle bir de büyük emmimle
yarın yan yana orak sallayacakken
kaşık sallayacakken aynı tas çorbaya
nasıl çeviririm ben sana namluyu
ayıyı kurdu anam babam gibi severken
kızma bana n'olur n'olur küsme
sığmıyor fikrim okuduğun kitaplara
senin içtiğin şişeden içmedim diye
kahredip durma beni doyuran pınara
seni de seviyorum canım kardeşim
nasıl olsa karnımızdaki aynı yara
24.12.2010 19.37 Bornova


0 yorum:
Yorum Gönder
TÜRKÇEMİZİ KORUYALIM.