Lodos'tan - 3
Daha önce de "kısa kısa" gibi adlarla bu tür paragraflık yazılar yazdığımı biliyorum. Ama hazır başlı başına bir köşeye başlamışken. Bu isimle sürdürmeyi uygun görüyorum.
***

Geçtiğimiz gün, Büyük Deprem'in, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 11. yıldönümü idi. Kaybettiğimiz kardeşlerimize Allah'tan rahmet, eşine, dostuna sabır ve başsağlığı diliyorum. Gerçekleşmesi beklenen 7.5 civarındaki İstanbul depremi konusunda uzmanların hâlâ tam bir gönül rahatlığı yok. Bizim de elimizden pek fazla şey gelmiyor açıkçası ama dua ediyoruz ve gidenlerimize yanıyoruz.
Bu konu hakkında uzun bir yazı yazacaktım. Hatta, Metris (Erdal Eren) türküsündekine benzer şekilde, "Ben hep 11 yaşındayım" olacaktı başlığı. Fakat ağır yazılar beni de perişan ediyor. Affola...
Bu konu hakkında uzun bir yazı yazacaktım. Hatta, Metris (Erdal Eren) türküsündekine benzer şekilde, "Ben hep 11 yaşındayım" olacaktı başlığı. Fakat ağır yazılar beni de perişan ediyor. Affola...
***


Dua ediyoruz, Kur'an okuyoruz ama anlamını ne kadar biliyoruz? Buna dikkat çekmek için hazırlanmış bir animasyona denk geldim. Buradan izleyebilirsiniz. Türkçe ibadetin, daha doğrusu hacılara-hocalara bağlı kalmadan, bireysel olarak, Kur'an'ı, İslam'ı anlamanın ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha görmüş oldum.
(Gerçi, bugün, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerindeki diğer inanışlara ayrılan yer meselesi bir tarafa, okullarda -diğer öğretmenliklerde olduğu gibi- birçok kadrolu Din öğretmeni açığı varken, İlahiyat mezunlarının doğrudan okul müdürlüklerine yahut başka "makam ve mevkilere" getirildiği bir dönemdeyiz. Neyse... Açmayayım yine bayramlık ağzımı... )

(Gerçi, bugün, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerindeki diğer inanışlara ayrılan yer meselesi bir tarafa, okullarda -diğer öğretmenliklerde olduğu gibi- birçok kadrolu Din öğretmeni açığı varken, İlahiyat mezunlarının doğrudan okul müdürlüklerine yahut başka "makam ve mevkilere" getirildiği bir dönemdeyiz. Neyse... Açmayayım yine bayramlık ağzımı... )
***

Dün, "Adam Değilsin" şiirime Kemal Sunal'ın "Zübük" resmini ekleyince, dün akşam bir kez daha izledim filmi. "Gelecekteki Zübüklere karşı tedbirli olmalı" anlayışına rağmen, bugün ortalık hâlâ Zübük'ten geçilmiyor. (Kardeşim Zümbük diye bir laf uydurmuştu küçükken, dümbükle zübüğün karışımı, ağzına sağlık.)
İzlemeyenler mutlaka izlesin, izleyenler de bir kez daha izleyip günümüz şartları ile karşılaştırsın. Filmin tamamını izlemek isteyenler, buradan efendim.
Güneş Motel vakası ve Ali Rıza Septioğlu hakkında bilgiye buradan, filmdeki meşhur Cami Yaptırma Derneği sahnesine buradan erişebilirsiniz.
Tipini sevdiğim, civanım Zübük'üm benim... Kemal Sunal'a ve -her ne kadar kendisini pek sevmesem de- Aziz Nesin'e saygılar...
İzlemeyenler mutlaka izlesin, izleyenler de bir kez daha izleyip günümüz şartları ile karşılaştırsın. Filmin tamamını izlemek isteyenler, buradan efendim.
Güneş Motel vakası ve Ali Rıza Septioğlu hakkında bilgiye buradan, filmdeki meşhur Cami Yaptırma Derneği sahnesine buradan erişebilirsiniz.
Tipini sevdiğim, civanım Zübük'üm benim... Kemal Sunal'a ve -her ne kadar kendisini pek sevmesem de- Aziz Nesin'e saygılar...
***


Dün, Başbakan'ın imzası ile kamu çalışanlarına "HAYIRlı işler, HAYIRlı günler" demenin yasaklandığı bir belge gördüm. Zaten;
* Belediye işçilerinin "Evet" afişlerini asarken, "Hayır" afişlerini indirmesi,
* TKP, İP gibi partilerin "Hayır" standlarına getirilen yasaklar,
* Nikah kıyarken "Hayır demek günahtır" diyen belediye Başkanı,
* "Hayır demek akla ziyandır" diyen bakan,
gibi olaylarla belli olan durumlarından sonra, bu genelge gibi kör göze parmak bir yasak koymayacaklarını düşünüyordum ama gerçekleşmesi de pek muhtemeldi. Fakat Başbakanlık Basın merkezi sayfasından bu genelge yalanlandı.
Bu da internetteki mizah unsuru belgelerden biriydi. E, her zaman tek bir kesim "sahte belge" hazırlayacak değil ya...
* Belediye işçilerinin "Evet" afişlerini asarken, "Hayır" afişlerini indirmesi,
* TKP, İP gibi partilerin "Hayır" standlarına getirilen yasaklar,
* Nikah kıyarken "Hayır demek günahtır" diyen belediye Başkanı,
* "Hayır demek akla ziyandır" diyen bakan,
gibi olaylarla belli olan durumlarından sonra, bu genelge gibi kör göze parmak bir yasak koymayacaklarını düşünüyordum ama gerçekleşmesi de pek muhtemeldi. Fakat Başbakanlık Basın merkezi sayfasından bu genelge yalanlandı.
Bu da internetteki mizah unsuru belgelerden biriydi. E, her zaman tek bir kesim "sahte belge" hazırlayacak değil ya...
***


Şu aralar Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ'ın "Türk Sorunu" adlı kitabı elime geçti.
"Kürt Sorunu" olarak önümüze sunulan bölücülük sorununa tepki olarak "Türk Sorunu"nun başladığı/başlayacağı tehlikesini gösterirken, Türk milletinin bu oyuna, bu tuzağa düşmemesini öğütlüyor.
Ümit Özdağ'ın son yıllarda bu konuda yazdığı köşe yazılarını ve makalelerini derlediği kitapta, aynı zamanda, zayıf olan toplumsal hafızamızı da kuvvetlendirecek olan, son 5-10 yıllık yakın tarihimizdeki (AKP dönemindeki) aksaklıkları ve oyunları bugün daha net görebiliyorsunuz.
Kitaba yeni başladım, fakat tavsiye ediyorum.
"Kürt Sorunu" olarak önümüze sunulan bölücülük sorununa tepki olarak "Türk Sorunu"nun başladığı/başlayacağı tehlikesini gösterirken, Türk milletinin bu oyuna, bu tuzağa düşmemesini öğütlüyor.
Ümit Özdağ'ın son yıllarda bu konuda yazdığı köşe yazılarını ve makalelerini derlediği kitapta, aynı zamanda, zayıf olan toplumsal hafızamızı da kuvvetlendirecek olan, son 5-10 yıllık yakın tarihimizdeki (AKP dönemindeki) aksaklıkları ve oyunları bugün daha net görebiliyorsunuz.
Kitaba yeni başladım, fakat tavsiye ediyorum.
***
Stepan Kurudimov - Mari Kız
Kısa yazacağımı söyledim ama yine uzattım galiba. Şu aralar dinlediğim bir Gagavuz (Gökoğuz) türküsü ile sonlandırıyorum yazımı.
Stepan Kurudimov - Mari Kız


1 yorum:
DEPREM ÇOCUKLARINA YARDIM KAMPANYASINA DESTEK İSTİYORUZ.
UMUT ÇOCUKLARI OKULDA.
LÜTFEN KAYITSIZ KALMAYIN.
DETAY BİLGİ:http://curcuna-siyahkelebek.blogspot.com/2010/08/yeni-kampanyamz-umut-cocuklar-okulda.html
Yorum Gönder
TÜRKÇEMİZİ KORUYALIM.