Gurbet çöllerinde oldum bir baykuş...


Bir süre güvenmeyeceksin kimseye
Kendine sığınacaksın.
...
Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın,
Biri seni bulacak...
Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan,
Biraz ürkeceksin.
Ne kadar dirensen de nafile
İnsansın sonuçta,
Seveceksin....

Can Yücel'e ait olduğu rivayet edilen ama kesinliğinden emin olmadığım bir şiirden alıntı ile başladım, yine birkaç ay süren bir aradan sonraki ilk yazıma...

Bu senenin başlarında, Aralık-Ocak aylarında, onuncu köye doğru yola koyulurken, sırtımda taşıdığım ağır yüklerden kurtulmam gerektiğini düşündüm. ("Vedalar koysa da bazen gitmek gerekir" diyordu şarkıda, öyle değil mi, ya mürşit?") Çünkü onları taşırken, hem ben gitgide yoruluyor, tükeniyordum, hem de onların yaralanması, hasar görmesi beni içten içe üzüyordu.

Sonuçta, "cömertlik, vazgeçebilmektir."

Ben de o gün dediklerimi büyük ölçüde yaptım ve bu arada okulu da bıraktım.

Zaten sevmediğim, istemediğim bir bölümde okumak senelerdir beni yoruyordu fakat bir ihtimal uğruna bitirmeye çalışıyordum. Önce sadece derslerin yükü vardı, sonra internette geçirilen uzun saatler sonrası gerçek dünyadan kopmaya ve internet bağımlısı olmaya başladım.

Gerçek dünyadan kopuş, beni bu yeni dünyada bir düzen sağlamaya itti. Fakat, bu düzenim de bozulunca kafam da gitgide bozuldu ve en sevdiklerime en çok zararı vermeye başladım. Okul, aile, özel hayat, sanal alem, arkadaş çevresi... Bir taraf çökünce diğerleri de zincirleme olarak çökmeye başladı.

Sonuçta, ilk defa bencillik yapıp bana zarar veren ve benim zarar verdiğim hemen hemen herşeyi bir kenara koydum.

Aslında, yeni bir sayfa açmak, çok farklı bir kişiliğe bürünmek anlamına gelmiyor. Bilgisayar diline vuracak olursak, "virüs taraması yapınca virüsler ayıklandığı gibi, virüsten dolayı zarar gören birçok önemli dosya da silindi." diyebiliriz.

Zarar verenlerden kurtulmak biraz olsun rahatlatsa da, zarar verdiğim için vazgeçecek kadar önemsediğim şeyler, sevdiklerim oldu. Uzaktan bakınca daha iyi görülüyor. Fakat, bugün "İyi ki yapmışım" diyorum... Gerçi, henüz herşey yerine oturmuş değil...

Ama biz plan yaparken hayat da akıp geçiyor.

***
Fakat, bu arada hayatın bir köşesinden tutunmaya devam ediyorum. İnternete ara vermemin bir nedeni de üniversite sınavlarına tekrar hazırlanmamdı.

Kendimden dört-beş yaş küçüklerle okuma fikri bana hâlâ garip geliyor ama dershanede güzelce geçirdiğim iki ay o kadar korkulacak bir şey olmadığı fikrine alıştırmışa benziyor. Kaldı ki, okul hayatım boyunca sınıf arkadaşlarımdan iki yaş küçük olan bendim. Onun için "hayata geç başlamak" gibi düşüncelerden uzak durmaya çalışıyorum. Çünkü, yirmi iki senedir hayatın içindeyim zaten.

Bu sefer, kendi alanımın (Sayısal) dışına çıkarak Eşit Ağırlık'tan girdiğim sınavda Hukuk Fakültesi istiyordum. Hatta, sonuçlar ve kitapçık yayınlandığında sıralama ve puan dengesizliğinden dolayı kafam karışsa da, en çok istediğim okullar olan Ankara'nın ve Gazi'nin Hukuk Fakültelerinin puanlarının şaşırtıcı derecede düşük gelmesi, bütün aileyi sevince boğmuştu ki, yanlışlık olduğu sonradan açıklandı.

Yine de umudu kaybetmeden diğer üniversiteleri inceledim fakat bir de alan dışı tercih yapmamdan dolayı puanım 15 puan kadar düştü. Senenin ortasında bu kararı kesin olarak vermemden dolayı, YGS sonrası ders çalışmak için sadece iki ay olması benim için ayrı bir olumsuzluktu. (İki puanın da sıralaması 15000'lerde olmasına rağmen, alan dışı tercihler için farklı bir sıralama hesabı yapmışlar. Görmeyeli iyice içinden çıkılmaz bir hâl almış "ÖSYM".)

Merakla beklediğim sınav sonuçlarının gelmesinin hemen ertesi günü geldi üniversite yerleştirme sonuçları : Ege Üniversitesi-Uluslararası İlişkiler!

İlk 10 tercihe Hukuk'ları doldurduktan -Isparta'ya ve hatta Kırıkkale'ye gitmeyi bile göze aldıktan- sonra, kendi sıralamamın bir hayli altında olan Hacettepe Siyaset Bilimi'ni, Hac. Uls. İlş.'i, Ank. Uls. İlş.'i barikat olarak dizmeme rağmen bunları da atlatarak İzmir yolları bana göründü. (Ha, Ege'den sonraki tercihler de Gazi Uls. İlş. ve Hac. İktisat'tı, kader mi tesadüf mü? )

14. tercih olması garipti ve biraz olsun hayal kırıklığına uğrattı ama öğrendiğim kadarıyla birçok kişinin aynı şekilde alt kısımlardaki tercihleri tutmuş. Yine de istediğim bir bölümün gelmesi ve eski birçok yakın arkadaşımın istediği İzmir'e gidecek olmak beni sevindiriyor.

Bu yaz tatili birçok bitişleri ve başlangıçları doğurdu. Bakalım, neler bekliyor bizi? Hadi hayırlısı...

Onun için sınavdan da kurtulmuşken günceye devam!...
***

"Artık kısa cümleler kuruyorum" dedim ama uzattım da uzattım; "gönül kuşu şarkıdan yorulmadı", kalemim yine kelime damlıyor... Yine nasıl başladıysam, öyle bitireyim yazıyı... En baştaki Can Yücel'e ait olduğu rivayet edilen şiirin tamamını paylaşıyorum...


Unutma!
yüreğinde bir ismin imzası var
ve sen onu silemezsin.

söküp atamazsın ne kadar uğraşsan da
seninle beraber büyür içindeki sızı
ilk önce onu hissedersin
başkasına dokunduğunda...

unutma!
bir kere sevdin mi
uzun uzun yanarsın
sitemler.. öfkeler birikirken içinde
sen azalırsın.
dilinde küfür elinde kadeh eksik olmaz
günler böyle geçer. alışırsın...

unutma!
sabahlar artık gecikir.
ister sağa dön ister sola
gözüne uyku değil gidenin hayali gelir...
kendini şiirlere verirsin
elin sigaraya gider her on dakikada bir
fena zehirlenirsin...

unutma!
bir süre güvenmeyeceksin kimseye
kendine sığınacaksın
aşk konuşulduğunda sen susacaksın
of'larla ah'larla başlayacaksın her cümleye
çevrende senden başka herkes haksız olacak
senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe..

unutma!
bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
biri seni bulacak...
önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan
biraz ürkeceksin.
ne kadar dirensen de nafile
insansın sonuçta, seveceksin....
eski acılara bakıp da küsme sevdalara
gavura kızıp da oruç bozulmaz
sök at kafandan acaba'ları!
bir kemik aynı yerden iki defa kırılmaz..

artık kararmaz gecelerin.
bir daha
yaşlar
akmaz
gözünden.
sabahların gecikmez.
kim bilir ağladığın günlere gülersin

bir defa öldün ya zamanında,
bir daha ölmezsin!...



btemplates

0 yorum:

Yorum Gönder

TÜRKÇEMİZİ KORUYALIM.

Related Posts with Thumbnails