Çatlak Parti



- Ben bu yazıyı kaleme alırken, AKP'li 20 milliyetçi milletvekili de, "demokratik açılım ve Anayasa değişikliğine karşı" bildiri hazırlıyordu. -


***

- Bu ne ya, "dört eğilimli parti" gibi her kafadan bir ses çıkıyor!

Devekuşu Kabare'den (Zeki-Metin)

***

Geçtiğimiz aylarda, bir AKP'li milletvekili, Feyzi İşbaşaran "Poliste çete var" dedikten sonra, kendisinin bir yemek sonrası sarhoş bir haldeyken bir polisle tartıştığı video ortaya çıkınca, AKP'den ihraç edilmesi gündeme gelmişti.

Turgut Özal'ın başdanışmanı olarak bahsedilen milletvekili, daha sonra bir basın toplantısı düzenleyip AKP'nin "icraatlarından" ve Deniz Feneri, gemicik, damada gazete...vs. yolsuzluklardan rahatsızlık duyduğunu, bunu çeşitli zamanlarda dile getirdiğini, kendisi gibi düşünen birçok AKP'li milletvekili olduğunu söyleyerek istifa etmişti.

Polisteki F tipi (Fethullahçı) örgütlenmeden de bahsederken, Zekai Özcan gibi birçok milletvekilinin de polis tarafından bu tür komplolara maruz kaldığını söylemişti. (Zekai Özcan ile tartışan polis memurunun yeri değiştirilince, o polisi Özcan'ın "sürdürdüğü" iddia edilmişti. Bunun yanısıra, Hac'dan dönerken polislere resmen dayak atan milletvekillerinin esamesi bile okunmadı. )

Eski ülkücülerden Zekai Özcan, geçen ay "Habur karşılamasını" tertip ettiği için Beşir Atalay hakkında gensoru önergesi verildiğinde, tek "kabul" oyu kullanan AKP'liydi. Daha önce de, PKK açılımı gibi konularda sert tepki verdiği de haber olmuştu.

En son göze çarpan olay ise, Kürşad Tüzmen'in genel başkan yardımcılığından alınıp yerine RTE'nin baş danışmanı Ömer Çelik'in getirilmesi oldu. (Zaten mecliste aklıma gelen üç tane Çelik var. Biri, Milli Eğitim'in başından Milli'yi kaldırmak için son derece gayret gösteren Hüseyin Çelik; diğeri Bursa'yı "Burtvin" yapan, "Dış Türklerden Sorumlu" olmasına rağmen - ki Dış Türklerden kasıt, sadece Avrupa ve Arabistan'daki T.C. vatandaşlarıdır- daha çok Roman Açılımından Sorumlu Bakan olduğu görülen Faruk Çelik, diğeri de RTE'nin sağ kolu Ömer Çelik. Resmen "Çelikleme", ama ters anlamda.)

Yine Zekai Özcan gibi ülkücülüğü, milliyetçiliği ile bilinen milli yüzücü Kürşad Tüzmen, meclisteki en sempatik milletvekillerinden, bakanlardan biri. Hattâ, 2004'te, Chirac'ın, "Hepimiz Bizans çocuğuyuz" demesi üzerine, "Biz Osmanlı torunuyuz, Avrupalı ne çocuğu olduğunu iyi bilir" diyerek en sağlam cevabı yapıştırmıştı.

Şimdi görevden alınmasına sebep olan olay ise, Tüzmen'in, Diyarbakır'daki Nevruz "gösterilerinde" Türk Bayrağı açılmamasını ileri sürerek Osman Baydemir'in özür dilemesini istemesi, "Türk Bayrağı niye yoktu? Zoruma gidiyor.. Kürtler de Romanlar kadar Türk Bayrağına sahip çıksınlar" demesi oldu.

Türkiye Cumhuriyeti'ne "dümdüz giden", PKK'nın sembol isimlerinden Osman Baydemir karşısında sus pus olan hükümetin, Türkiye Cumhuriyeti'ni savunan ve kendi partisinin önemli isimlerinden olan Kürşad Tüzmen'e cevabı da görevden almak oldu.

Fakat, bütün bunlara rağmen yine MKYK görevine devam edip AKP'den ayrılmayacağını söylemiş. Doğru olan, Feyzi İşbaşaran gibi olanları açık açık anlatması, istifa etmesi, ya da istifa etmese bile sağlam bir tepki koymasıdır. Hatta, Zekai Özcan gibi bir çok muhalif AKP'liyi de arkasına alarak RTE'ye ve AKP'nin geri kalanına sert çıkması gerekmektedir.

Altın çamura düşmekle değerini kaybetmez. AKP'li bile olsa, ülkesinin ve milletinin hayrına olacağı ayan beyan ortada olan davranışlarda bulunmak, muhalif AKP'lilerin sesini duymak, CHP ve MHP'ye kulak vermeyip AKP'den medet uman, fakat gelişmelerden rahatsız olan vatandaşlarımızın da ihtiyacıdır.

Zaman kaybedilmesi halinde, AKP'nin içindeki milliyetçilerin de, "Ergenekoncu" olarak yaftalanması işten bile değildir.

***

"Ergenekon" demişken şu tesadüfü de belirtmek istiyorum :

Kürşad Tüzmen'in ismine kaynak olan, "Kür Şad", 40 çerisi ile Çin sarayını basan bir Göktürk yiğididir. O baskında 40 yoldaşı ile birlikte şehit olmasına rağmen, esir Türkler'in isyanını başlatmış ve Çinliler'in esir Türkler'i serbest bırakmak zorunda kalmasını sağlamıştır ve adı bugün dahi söylenen bir efsane olmuştur.

btemplates

8 yorum:



sufi dedi ki...

53 ülkeye vizesiz gidebiliyorken AB ye girmek istemek de niye?Hacdan dönerken polislere dayak atan milletvekillerini ilk senden duyuyorum.Helal olsun, hac da demek bu dersleri veriyorlar.Bunlar işte bu kadar anlıyor, kapasite meselesi, sevgiler.
53 ülke belki gitmek istediklerin vardır;
Antigua ve Barbuda, Arjantin, Arnavutluk, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Bosna Hersek, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Fas, Fiji, Filipinler, Gambiya, Guatemala, Güney Afrika Cumhuriyeti (30 gün), Gürcistan (90 gün), Haiti, Hırvatistan, Honduras, Hong Kong, İran, Jamaika, Japonya, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kolombiya, Güney Kore, Kosta Rika, Makao Özel Bölgesi (15 gün), Makedonya, Maldivler, Malezya, Mauritius (90 gün), Nikaragua, Palau Cumhuriyeti, St. Vincent-Grenadines, San Marino, Singapur, Solomon Adaları, Sri Lanka, Svaziland, Şili, Tayland, Trinidad ve Tobago, Tunus, Tuvalu, Uruguay, Vatikan, Venezüella (90 gün).



GünCeraN dedi ki...

"Bir kez gönül yıktınısa bu kıldığın namaz değil,
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil."

Bunlara Gül'ün son Afrika gezisi sayesinde Kamerun ve Kongo'yu da ekleyebiliriz tabii. Vali dizisindeki söz gibi : "Gidemediğin yer senin değildir."

Gerçi kısa sürede AGİT Başkanlığı'nı üstlenecek kadar gelişen Kazakistan olabilirdi. Türk Kurultayları'nı sağlam bir zemine oturtabilseydik, bütün süper güçlerin gözünü diktiği Orta Asya ile kendi birliğimizi kurabilirdik. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete..

Sevgiler, güneşli günler..



haykırış dedi ki...

Sayın Günceran,
Dürüstlüğüne inanabilmemiz için yaşadıklarını halkına anlatması lazım, anlatmayan Tüzmen'inde bence onlardan farklı yanı yok.
Güzel söylemişsiniz Altın çamura batsada yine altındır değer kaybetmez lakin Tüzmen bu konuya açıklık getirmediği müddetçe değerinden çok şeyler kaybedebilir.
Bangaldeş'e vizesiz servis yapılıyor benim neyime.
Sahi Bangaldeş niresi ki?
Al birini vur ötekine neremiz düzgün ki..
Sevgi ve saygılar



GünCeraN dedi ki...

En başta verdiğim haberi internette gördüğüm için ekledim, fakat haber yine maalesef Taraf'ın provokasyonu çıktı. Bahsi geçen milletvekilleri haberi yalanlıyor. Yine de olsa güzel olurdu. Dediğiniz gibi, dürüstlüklerine inanabilmemiz için harekete geçmeliler.



SİYAH KELEBEK dedi ki...

Günceran merhaba,
Öncelikle,Haykırış beyin bu anlamlı projesinde Değerli katkı ve yardımlarından dolayı sana çok teşekkür ederim.

Adımızın ve yazımızın geçtiği bu güzel emeğin yayınlanmasında katkıda bulunman büyük bir incelik ve yardım severlik göstergesidir. Seni kutlarım.

Ayrıca bloguma yaptığın ziyaret ve güzel yorumun içinde ayrıca teşekkür ederim.
Şimdi ilk işim blogunu takip etmek olacak. Haykırış beyin Sayesinde bende güzel bir blogla tanıştım.

Tekrar görüşmek üzere
Sevgi ve dostlukla,



kamikaze dedi ki...

Merhaba GünCeraN.Penguen çok güzel kapaklar yapıyor.Bu kapakda da herşeyi anlatmış.Paylaştığınız için sağolun.Dilerim Akp içindeki milliyetçiler seslerini çıkarır ve tepkilerini gösterirler.

Bloğumu ziyaretiniz ve değerli yorumunuz için teşekkürler.Haykırış abimizin verdiği kişisel blog ödülünüzü tebrik ederim.Blog kitapçığı için katkılarınızdan dolayı teşekkürler.



Kısaca Fd dedi ki...

Kürşat Tüzmen kansere yakalanmış ve tedavi görecekmiş.Bakanlık görevi zor tabiki.Bence de şimdiye kadar ki fedakarlığı yeter.Çok sempatik ve enerjik bir bakandı.Milliyetçi olunca Akp den gitmesi mi gerekiyor.Penguen tarafı belli bir dergiZaten.Diyecek bişey yok.Adam başka partilerde milliyetçilik diye edebiyat yapacağına AKP ye geldi milliyetçiliğini yapıyor.Gaza getirmeye çalışmışlar ama yok yemez :)



GünCeraN dedi ki...

Öncelikle geciken yorumum için kusura bakmayın.

@siyah kelebek
Asıl ben size teşekkür ederim. Sevgiler...

@kamikaze
Penguen, kimi zaman hicvi abartıp kantarın topuzunu kaçırsa da, mizah dergilerinin muhalif duruşu açısından çok önemli bir yere sahip bence. Sürekli takipçisi değilim ama bu kapak hoşuma gitmişti gerçekten. Yorum için teşekkürler..

@kısaca fd
Tüzmen'in hastalığını ben de daha sonra öğrendim ve üzüldüm. İnşallah bir an önce sağlığına kavuşur.

"Milliyetçilik edebiyatı" demişken, modern anlamdaki Türk milliyetçiliğinin (çünkü Türk milliyetçiliğinin tarihi Çi-Çi'ye kadar uzanır) en önemli isimleri olan İsmail Gaspıralı, Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul gibi şair, yazar ve düşünürlerin "edebiyatçı" olması, kitlelerin milli ülküyü paylaşmasında etkili olmuştur. Mesela, güç odakları Ziya Gökalp'in elinde olmadığı için düşünceleri yazıda kalmış, fakat Mustafa Kemal Atatürk bunları kısmen hayata geçirmeye çalışmıştır.

"Edebiyat yapmayı" bir kenara bırakacak olursak, kısacası, AKP'li milliyetçi olur ama milliyetçi AKP olmaz. Bunu Kıbrıs, Azerbaycan, Türkmeneli, Doğu Türkistan, Kırgızistan, Kazakistan gibi örneklerde gördüğümüz gibi, yurt içinde en geniş anlamda "etnik ayrımcılığa devlet eliyle zemin hazırlanması, bölücülerin özgürlüğü ve bölücülük karşıtlarının içeri atılması" projesinde görüyoruz.

AKP'nin milliyetçiliği ve İslamcılığı kullanmasına rağmen ne İslamcı, ne de milliyetçi olmadığı hakkındaki kanıtlar tez konusu oluşturur, hatta bununla ilgili onlarca kitap yazıldı. Parti içi demokrasi diğer iki büyük partide de yüksek olmamasına rağmen AKP ve hükümet, tek adam "liderliğinde" devam ediyor; muhalif düşünce ve yaptırımlar ya belli olmuyor, ya susturuluyor. Bu da lider kadrosundakilerin bile ayrılıp ayrı parti kurmasına, değişik isimlerin istifalarına neden oluyor. Yukarıdaki yazıdaki düşüncelerimin somut örneği, Zekai Özcan'ın istifa sözlerinde de mevcut :

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=33936

Saygılar...

Yorum Gönder

TÜRKÇEMİZİ KORUYALIM.

Related Posts with Thumbnails