Yalan dünya Yürek yakan, yürek söndüren Yâra dönen, yârdan döndüren Yalan dünya Bir an barışta, bir an savaş Bir dem küskünse, bir dem oynaş Gülsen de yaş, ağlasan da yaş Boşuna gam, boşuna telaş Yalan dünya Binbir halin var Binbir dilin var Gel gör ne ebed Ne ezelin var Dünya bir gün, o da bugün Dünya bir gün, o da bugün...
Yalan dünya Kahreden, sevindiren Yükselten ve indiren Yalan dünya Kimine dolap, kimine kul Kimine bir kalem para pul Kimi çılgındır, kimi makul Ona zindansa buna okul Yalan dünya Binbir elin var Binbir telin var Belli ki tek bir Terellellin var Dünya bir gün, o da bugün Dünya bir gün, o da bugün...
“Benim dünyam minnacık bir dünya. Minnacık veya sonsuz. Kavgadan
kaçtım. Kavgadan, yani kör döğüşünden. Yarım asra yaklaşan bir hayat ve birlikte yola çıktıklarımızın en arkası. Para yok, sıhhat yok, şöhret yok…
Evet kitap da, kültür de bütün sevgililer gibi kıskanç, koparıyor insanı, realiteden koparıyor. Ama asıl realite onlar değil mi? Yahut realitenin kalan parçası. Her okuyan Don Kişot’laşır, yani gurur olur, feragat olur. Don
Kişot istikbale taşan mazi. Hattâ bazen tek başına hak ve hakikat. İnsanların
zincire vurulmasına tahammülü yok.
Don Kişot kanatlı, kertenkelelere gülünç gözükmesi bundan.”
Cemil MERİÇ
0 yorum:
Yorum Gönder
TÜRKÇEMİZİ KORUYALIM.